KÜLTÜR-SANAT

USTA SANATÇI FİLİZ AKIN HAYATINI KAYBETTİ

KİTAP & FİLM

25 KADIN 25 ÖYKÜ LANSMANI 8 MART'TA GERÇEKLEŞTİ

EĞİTİM

2. DÖNEM 1. YAZILI SINAVLARINA İLİŞKİN ÖRNEK SORU KİTAPÇIKLARI YAYIMLANDI

KÜLTÜR-SANAT

"25 KADIN 25 ÖYKÜ" Kitabı çıktı.

HAFTANIN KİTABI YAZAR SABRİYE CEMBOLUK'TAN "EDİRNE KIRMIZISI"

HAFTANIN KİTABI YAZAR SABRİYE CEMBOLUK

HAFTANIN KİTABI YAZAR SABRİYE CEMBOLUK'TAN "EDİRNE KIRMIZISI"

 

EDİRNE KIRMIZISI

”İşte o gelincik kırmızısıyla bezeli dağlar benim dağlarım! O renk benim rengim! Ben o kırmızı rengin kendisiyim! O renk annem, babam, ablam, memleketim, dilim, şarkılarım ve her şeyim... Gözlerimden ve yüreğimden söküp alınamayan her şeyim... Şimdi hatunlar nasıl yaparsınız bilmem ama bu kumaşları ve bu kırmızıyı istiyorum. Şehzademin kırkıncı gün şenliklerinde sadece benim odam değil bütün saray, hatta bütün Edirne bu renkle süslensin! Yedi iklim dört bucaktan gelenler bu kırmızıya meftun olsunlar! Cümle tüccarlar bu rengin peşine düşüp akın akın Edirne'ye gelsinler. Ola ki bir gün...”
”Nedense bu şehrin insanlara farklı bir güç kattığını düşünmeye başlamıştı. Burada doğup büyüyen Fatih Sultan Mehmet, henüz yirmi iki yaşında Konstantinopolis gibi kalın surlarla çevrili bir şehri fethedip koskoca Doğu Roma İmparatorluğu'na son vermişti. Binlerce yıldır şehrin aşılamayan kalelerini, Edirne'nin Tophane Bayırı'nda döktürdüğü devasa büyüklükteki toplarla delik deşik etmişti. İstanbul'daki dünya harikası Ayasofya'dan daha muhteşem bir mabet olan Selimiye Camisi'ni, Mimar Sinan doksan yaşından sonra Edirne’de yapmıştı. Bu şehir Osmanlı'nın mucize yaratan insanlarının şehri gibiydi. Buranın toprağı mucizelere gebeydi. İşte son mucize de bu Edirne kırmızısıydı.”
 
On yedinci yüzyılın sonlarına doğru Edirne'deyiz. Saraylarıyla, kasırlarıyla, camileriyle köprüleriyle kozmopolit bir dünya şehrinde! Osmanlı İmparatorluğu'nun başkentinde! Yabancı tüccarların, elçilerin, asilzadelerin, sanatçıların ve gezginlerin uğrak noktası! Ve de casusların...
 
On sekizinci yüzyılda dünyanın casuslar göndererek peşinden koştuğu Edirne Kırmızısı ile yapılan kumaş boyama ve baskısı Avrupa'nın en önemli erken endüstri kollarından birisiydi. Son romanı Edirne Kırmızısı' nda Sabriye Cemboluk, geçmişte gerçekten yaşamış karakterleri ve yaşanmış olayları, edebi kurguyla tarihin akışını değiştirerek temsili gerçeklikte bir araya getiriyor.

 

 

 

SABRİYE CEMBOLUK

İlk öğrenimine İstanbul'da başladı, 1958'de dördüncü sınıftayken ailesiyle Edirne'ye taşındı. Edirne'de ilk ve orta öğrenimini tamamladıktan sonra 1960'da Bolu Kız Öğretmen Okuluna devam etmek için Edirne'den de ayrılmak zorunda kaldı. Cemboluk, 1966'da evlendiği eşinin öğretmenlik görevi dolayısıyla; Siirt, Amasya, Adapazarı gibi Anadolu şehirlerinde yedi yıla yakın bir süre dolaştı. Daha sonra eşiyle beraber 1975'te İsviçre'ye yerleştiler. 1 Ocak 1976'da buradan Almanya'ya gitti ve hem işçi hem de yirmi yıldan fazla bir süre serbest gazeteci olarak Almanya'da çalıştı. On iki yıl boyunca bir yandan Milliyet gazetesinin bölge muhabirliğini yaparken diğer yandan çeşitli yerel dergi ve gazetelerde de yazılar yazdı. Evli ve dört çocuk annesidir. Hâlen Almanya'nın Karlsruhe şehrinde yaşamakta ve yazı çalışmalarını sürdürmektedir.

Sabriye Cemboluk "Yazarlık ve gazetecilik fikri ailedeki öncü bir kadın olan Habibe Hanım’dan kaynaklandı sanıyorum. Bir de dedem İbrahim Efendi, tarih kitaplarına ve edebiyata çok düşkündü. Evde, bir seremoni halini almış dedemin kitap sohbetleri vardı. Her gün hangi kitabı okuyorsa, ev halkına o kitaptan bir bölüm okur veya anlatırdı. Dedem çok güzel konuşan ve anlatan bir insandı. Kadın şair ve yazarların eserlerini anlatırken, özellikle benim dikkatimi çeker ve "Bak dünyada eli kalem tutan ne kadınlar var; birçok erkek yazar ve şair bunların eline su dahi dökemez derdi. Sanıyorum daha o günlerde yapmak istediğim işi seçmiştim. Yazmaya olan hevesim ilkokulda belli olmuş, devam eden yıllarda kesinlik kazanmıştı (Yanarocak 2016)." şeklinde yazı serüveninin başlangıcını dile getirmiştir. On beş yaşındayken kaleme aldığı ilk hikâyesi Bolu yerel gazetesinde yayımlandı. Daha sonra şehir gazetesinde sohbet yazıları ve hikâyeleri yayımlanmaya devam etmiştir. Yazı hayatının bu ilk dönemleri sayılabilecek 1984-2000 yılları arasında çeşitli dergilerin açtığı yarışmalara da katılmış ve Varlık, Türk Dili ve Edebiyatı Dergisi gibi süreli yayınlarda öyküleri yayımlanmıştır. 1997'de Alman Köln Radyosu'nda bir öyküsü seslendirilen Cemboluk, 2003'te Almanya'da Luftküsse adlı öykü antolojisine alınan tek Türk yazarı olmuştur. 2005'te Hayal Haritası adlı tiyatro oyunu Almanya'nın Karlsruhe şehrinde ve 2008'de Kardelenler Kar Altında Kalmasın adlı tiyatro oyunu da Almanya'da sahnelenmiştir. Cemboluk hikâye ile başladığı yazı hayatında ilk eserinden sonra kitap neşrine uzun müddet ara verse de kalemi elinden bırakmaz. Son Talika (2016) adını verdiği geçmişe ışık tutan tarihî romanı yayımlanır. Eseri hakkında "Kitabı yazarken tarihe ihanet etmemek için azami dikkat gösterdim. Kitabın yazılışı dört yıl sürdü. Bunun yaklaşık iki yılı, okuyup araştırmakla geçmiştir. Çünkü bir belgesel ve tarih kitabı değil ama gerçek bir biyografik tarihi roman yazıyordum. Daha önce belirttiğim gibi bu benim ailemin hikâyesi. Hiç bir şeyi yazmazlar ama ailede seçtikleri bir kız çocuğuna her şeyi anlatır, öğretir, gelecek kuşaklara aktarılmasını sağlarlardı. Son kuşaklara gelindiğinde Habibe Hanım’ın hiç çocuğu olmamış, Lebibe Hanım’ın iki kızından biri ölmüş, sadece anneme anlatmış (Yanarocak 2016)." diyen yazar otobiyografik unsurlara da dikkat çekmiştir. Romanda altı yüz yıl hüküm süren üç kıtaya yayılmış Osmanlı İmpara­torluğu dağılırken kendini Osmanlı sayan insanların hayatlarının paramparça oluşu ve bu coğrafyada yeni bir dünya kurup eskisini yıkmak gerektiğine inananların iktidarları sırasında, bölge insanlarının temeline dinamit konulmuş bir binanın parçacıkları gibi şiddetle sağa sola savruluşu sağlam bir kurguyla okuyucunun dikkatine sunulmuştur. Cemboluk, Son Talika'nın detaylı bir şekilde Edirne'nin anlatıldığı ilk edebi roman olduğunu da vurgulamıştır (Akman 2018). Yazar roman ve hikâyelerinde genellikle Trakya, Edirne ve Rumeli'yi konu edinmiş ve mekân olarak seçmiştir. Bunun gerekçesini de sınırların ötesinin kendisini duygusal anlamda çok etkilediğini ifade ederek “O taraf hep beni yazmaya itiyor. Meriç'in de Ege'nin de iki yakası bizim hasretimizdir. Bir taraf oraya, diğer taraf buraya hasret (Akman 2018).” şeklinde dile getirmiştir. Bu minvalde kaleme aldığı hikâyelerinede de Suyun Öteki Yakası adını vererek kitaplaştırmıştır. Geniş hacimli romanlarında karakter ve mekân ayrıntılarına fazlaca yer vermiştir. Savaş, göç, ayrılık ve özlem gibi temaları tarihsel bir kurguyla ele alan Cemboluk, gerek romanlarına gerek hikâyelerine kendi hayatından izleri de başarıyla yansıtmıştır. Bu durum romanlarının başarılı olmasında etkilidir. Çünkü yazar "göç" olgusunu yaşayarak yazmıştır. Kendine özgü üslubu, farklı konu ve mekanları tarihle ilişkilendirerek okuyucuya sunmasıyla Cemboluk'un hikâye ve roman sahasında çağdaşlarından farklı olduğu görülmektedir.

Kaynak:http://teis.yesevi.edu.tr/madde-detay/sabriye-cemboluk

 

YAZARIN KİTAPLARI

 



Kategori İçeriği

LİG TABLOSU

Takım O G M B Av P
1.Galatasaray 28 22 1 5 40 71
2.Fenerbahçe 27 20 2 5 42 65
3.Samsunspor 28 15 7 6 12 51
4.Beşiktaş 27 13 6 8 14 47
5.Eyüpspor 28 12 8 8 9 44
6.İstanbul Başakşehir 27 11 10 6 6 39
7.Göztepe 27 10 9 8 10 38
8.Gazişehir Gaziantep 27 11 11 5 0 38
9.Kasımpaşa 28 9 8 11 -3 38
10.Trabzonspor 27 9 9 9 12 36
11.Antalyaspor 28 10 12 6 -20 36
12.Konyaspor 28 9 12 7 -6 34
13.Rizespor 27 10 14 3 -12 33
14.Alanyaspor 28 8 13 7 -10 31
15.Sivasspor 28 8 14 6 -8 30
16.Bodrum FK 28 8 14 6 -11 30
17.Kayserispor 27 7 11 9 -14 30
18.Hatayspor 27 4 16 7 -22 19
19.Adana Demirspor 27 2 21 4 -39