Sultan Gören


İLETİŞİM-SİZLİK

.


Akıllı telefonlar çıkmadan önce arayıp konuşurduk. Samimi olarak hal hatır sorduğumuz insanlara şimdilerde hazır dizayn edilmiş resimli kartlarla ya da  emojilerle gönderi yapıyoruz.

Birçoğumuzun evinde telefon yokken annelerimiz komşudan isteyecekleri tuza, salçaya ya bizi gönderirlerdi ya da kendileri giderdi. Şimdi whatsapp üzerinden isteklerimizi, instagram ve facebook üzerinden nerelerde ne yaptığımızın bilgisini gönderiyoruz.

Bununla beraber toplumsal duyarsızlığın arttığı, nezaketin azaldığı bir dönemin şikayetlerini sık sık paylaşım olarak sosyal medyada ve günlük hayatta yapıyoruz.

Peki ne kadar kendimizi eleştiriyoruz?

En son sebepsizce sadece hal hatır sormak için kaç kişiyi aradınız?

Çevrenizdeki yaşlı bir insana ne zaman yemek götürdünüz, alışverişini yapıp, evini temizlediniz?

Kendi çocuğunuzun dışında bir çocukla ne zaman iletişim kurabildiniz?

Sadece işimizin düştüğü zamanlarda aradığımız, hastalandığında halini sormaya tenezzül etmediğimiz insanlarla doldurduk çevremizi.

Sorsanız herkes dost canlısı, samimi, içten!

Peki neden bu yalnızlık çığlıkları?

Birçok maddi imkânlara sahip olurken neden mutsuzluk vurguları?

Ben ne kadar naziktim diye sorguladığınızda kendinize ne kadar dürüst cevap verebiliyorsunuz.

Hani hemen hemen hepimizin karşılaştığı toplumsal sorular sıralaması vardır.

Bekârlara ne zaman evleneceksiniz?

Evlilere bebek var mı?

İşe girdin mi?

Ne kadar maaş alıyorsun?

 

Aslında ilgiden çok merakımızı gideren bu soruları hayatınızda ne kadar az kullanıyorsunuz?

Şuan tüm dünyayı saran salgından dolayı sosyal mesafeyi yoğun bir şekilde yaşadığımız şu günlerde, hastalığa yakalanan yakınlarımızı hastalığın seyrini sorarken bile ne kadar moral vererek, empati kurarak konuşuyoruz?

Tüm bunları sorgularken birçoğumuzun içine düştüğü durum;

“Kaliteli yalnızlık, sahte kalabalıktan iyidir.” diyerek toplumdan uzaklaşmasıdır.